Ahmet Arif’in Sevdası




Şiirle ilgisi olan olmayan kaç insan, hayatının bir anında bu cümleyi işitmemiş, kendisi de kullanmamıştır. Duyduğumuzda yada kullandığımızda kimin hasretinden eskitildi diye düşünürüz birazda. Şimdi o prangalar kimin için eskitilmiş paylaşıyoruz.

2

2013 yılının Eylül ayında bir kitap yayınlandı. Kitabın adı “Leylim leylim”…
Bu kitapla birlikte, bu mısranın sırrı da çözülüyor. Bu mısra hangi kadın için yazılmıştır..
Yazan şairin, “hasretinden prangalar eskittiği” bu efsane kadın kimdir?
1960’lı, 70’li nesillerin her birinin evinde demirbaş kitaplar vardır.
Cemal Süreya’nın “Üvercinka”sı, Turgut Uyar’ın “Dünyanın En Güzel Arabistanı”. Attilâ İlhan’ın “Sisler Bulvarı”…
Bu kitapların her birinden aklımızda kalan mısralar vardır. O mısraları, kimbilir kim, kimlere en az bir defa okumuştur.

Sevip sevmediğimizin çok önemi yok aslında ama “Hasretinden prangalar eskittim”cümlesi, bilinçaltımızın en kuvvetli üç beş mısralarından biridir.
Çok güçlü bir mısraydı.
Hiçbir küçümsemenin silemeyeceği, yok edemeyeceği kadar güçlü bir mısra…
Şimdi o mısranın kimin için yazıldığını öğrendik.
Öğrenince, o şiiri tekrar, yeniden okuduk belkide.3

Aslında Ahmet Arif, yazar Leyla Erbil’e aşık ve bu şiiri de onun için yazmış.
Mektuplaşıyor, 1954 ile 59 arasında birçok mektup göndermişler birbirlerine.
Leyla Erbil, başkasıyla evlenmiş. O yine yazmaya devam etmiş.

Ama evlenen aşkının evliliğine de saygısını hiç kaybetmiyor.
Aynı mektubu şu tuhaf cümlelerle bitiriyor: “Hasretle canım. Öperim. Seni hasret ile öperim. Yiğit kızım benim. Mert ve kahraman kardeşim. Hasret ile…”
Büyük bir aşkı, arkadaşlığa, hatta kardeşliğe indiren cümleler…
Okurken içinizi burkan cümleler bunlar.
Bir yandan hasretle öperken, bir yandan “mert kardeşi” rütbesine getirmek?

Bir başka mektubunda şunu söylüyor: “Nereye, ne yana dönsem karşımda mutluluğun o harikulade baş dönmesini bulurum.Böyleyken gene de şükretmem halime, hergelelik, açgözlülük eder, seni üzerim. Aklıma gelmez ki seni usandırır, sana gına getiririm. Sana dert, sana ağırlık, sıkıntı olurum.”
1

Aşk yarası boşu boşuna söylenmiş bir laf değildir.
Bir erkek, başka bir erkeğe gitmiş, onu terk etmiş, belki de hiçbir zaman gelmemiş bir kadınla neden böyle mektuplaşır ki?

1954 Mayısında şu dizeleri yazmıştı:

Ah bu rezil dünya seni tanısa, seni öğrense, seni anlasa…
Kurbanın olurum Leylim, kendini üzme, boşu boşuna haksız yere kendini üzme, kurtar kendini.
Bak, yanında ben varım.
Seninle olduktan sonra yapamayacağım ne vardır?
Önce kendine inan
kendini ses
sonra bana bel ver
bana yaslan
bak yaşaman asli cevherini görecek.
Üzme hiç kendini
Ölürüm sonra
Ölmek hiç bir şey değil
Sen böyle canlı
Sıcak, dost, aziz ve en güzeli sevgiliyken ölmek
Acıda olsa katlanılır
Ama senin bu bedbin halini görmek
İşte mesle burada
Artık tek mısra yazamam
Bir satır uyku uyuyamam


Anlaşılacağı üzere Ahmet Arif’in Hasretinden prangalar eskittiği kişi yazar Leyla Erbil ve son olarak Ahmet Arif’ Mektubunu şu harika sözlerle bitiriyor:
“S..ir et.. Kime ne be…”
Hakikatten kime ne…

Leylim Leyim, “Ahmed Arif’ten Leyla Erbil’e mektuplar”, İş Bankası Kültür Yayınları

((Ahmet Arif’in Sevdası)) HAKKINDA YORUM YAPABİLİRSİNİZ

 

 

 

 

 

 

 

 

İstek yapın!